T-Shirt Hikayesi

tarafından gönderildi. John 15/09/2014 1 Yorum Spor,

Bir T-Shirt hikayesi

2 Ağustos 2004

Hollanda’da yaşayan Yusuf Atman’dan bir mektup ve bir T-Shirt aldım. Sabri Atman’ın mektubu şöyle:

“Size daha önce söz verdiğim T-Shirt’ü göndermekte biraz geciktim, özür dilerim.

Bu arada, buradaki arkadaşlarla gerçekten bu T-Shirt’ü giyip giymeyeceğinizi veya Hürriyet gazetesindeki büronuzda asıp asmayacağınızı merak etmedik değil; fakat canınız sağolsun!

1915 olaylarıyla ilgili farklı düşünsek bile, halkların dostluğu, barış ve huzur içinde, demokratik bir toplumda yaşamak ve bunun uğraşını vermek hepimizin ortak ideali olsun istiyoruz.

Ben bu arada epey önce, farklı iki yerde 1915’teki Asur-Süryani soykırımı ile ilgili yaptığım iki konuşmayı size gönderiyorum.

Hollanda Asur Gençlik Örgütü AJF ve Sabri Atman, size en iyi dileklerimizi ve selamlarımızı gönderiyoruz.”

***

Sabri Atman, Türkiye kökenli bir Süryani. Sanırım, sözünü ettiği derneğin yöneticilerinden biri.

Anımsarsınız, Ermeni ve Süryani “Soykırımı” iddiaları üzerine kalın bir kitap olabilecek dizi yazılar yayınladım Hürriyet Avrupa’da. İddialar tartışılabilir, araştırılabilir ve zaman içinde gerçekler ortaya çıkar. Ama bir taraf olayları “Soykırım” olarak tanımlıyorsa, artık tartışmanın olanağı yoktur. “Soykırım” kabul edilerek tartışma, bilimsel araştırma olmaz. Bilimsel ve tarihsel araştırmalar yapılır, bunların sonucu “Soykırım”ın yasal ve evrensel tanımına uyuyorsa, ancak o zaman kullanılmaya başlanır.

Ben bu iddialara itiraz ettim.

Vay sen misin itiraz eden, milliyetçi, şoven ve ırkçı oldum! Peki ben milliyetçi,şoven ve ırkçı isem siz nesiniz?

Dikkat ediniz, bu çevrelerde en iyi, en demokrat, insan haklarına en saygılı Türkler, bu iddialara boyun eğen Türklerdir!

***

Neyse!

Neyse ama, hem “Türkiye, Avrupa Birliği’ne değil; Lahey Adalet Divanı’na girmeli ve orada göreceği hesabı vermelidir!” diyeceksiniz, hem halklar arası dostluğa katkıdan söz edeceksiniz... İşte bu olmaz!

Ayrıca, şu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bağlamında “Halklar arası dostluk”tan söz etmeyi de anlamıyorum. Türkiye Cumhuriyetinin bütün vatandaşları eşittir. Devlet ve hükümet bu eşitliği sağlayamıyorsa, onlara karşı birlikte mücadele ederiz.

***

Benim istediğim ve Yusuf Atman’ın gönderdiği T-Shirt’ün göğsünde, İngilizce “Turkey should recognize the Assyrian Genocide 1915” (“Türkiye 1915 Asurlu Soykırımını Kabul Etmeli”), sırtında da “Never Again, Assyrian Genocide SEYFO” (“Bir daha asla / Asurlu Soykırımı / Seyfo”) yazıyor.

Böyle bir T-Shirt’ü sırtıma geçirip sokağa çıkmam sadece “Soykırım” sözcüğü yüzünden beklenemez benden. Ayrıca T-Shirt epeyce dar geliyor bedenime.

T-Shirt’ü büroma asabilirim, ama “Soykırım”ı kabul ettiğimi sananlar çıkabilir. Çünkü TRT Televizyonları Planlama Müdürü olduğum sırada, duvara bir fotoğraf asmıştım. Santorini adası önünde bir Yunan teknesi ve kıçında Yunan bayrağı. Bunu gören bir sinema yönetmeni arkadaş adımı Özdemiros İncedis’e çıkartmıştı.

***

Yusuf Atman’ın bana gönderdiği “Soykırım” T-Shirt’ünü kuşkusuz saklayacağım. Bir tarih belgesi olarak, daha doğrusu saptırılan bir tarihin belgesi olarak.

Bunun ötesinde, kendisi için dostça duygularım var.

Çünkü “Onun yerinde olsam ben ne yapardım?” sorusunu soruyorum kendime.

Ama o sakın “Ben Özdemir İnce’nin yerinde olsaydım, soykırımı kabul ederdim!” demesin...

Kaynak: HurriyetCOM

Etiketler: t-shirt hikayesi

1 Yorum

Michael:
15/09/2014, 12:08:31 PM
Yanıtla

I must say, the Journal Blog is a fantastic addition to an already outstanding theme. Keep up the good work guys, it's amazing what you come up with for the Opencart community.

Yorum Yapmak İstermisin?